pasoman - şiirler
  Ana Sayfa
  anlamlı sözler
  şiirler
  videolar
  Galeri
  oyunlar
EN GÜZEL ŞİİRLER :)
w
w tarih 13.01.2013, 02:08 (UTC)
 Ala Gözlü Nazlı Dilber

Ala gözlü nazlı dilber
Seni kandan sakınırım
Kandan değil hey efendim
Seni candan sakınırım

O yana bu yana bakma
Beni ateşlere yakma
Elini koynuna sokma
Seni senden sakınırım

Gevheri der ben bir merdim
Yüreğimden çıkmaz derdim
Sen bir kuzu ben bir kurdum
Seni benden sakınırım
 

w
ş tarih 13.01.2013, 02:07 (UTC)
 Bir'den Bir'e - Bitmeyecek

Sensizliğe alışmak ne kadar da zor
Korkarım hiç alışamayacağım ben buna
Salkım söğüt saçlarına düşse de aklar,
Yapraklar sararıp dökülse gelse de sonbahar
Yüzünde yılların çizdiği kırışıklar
Zamanın son vagonunda da olsan
Alışamayacağım sensizliğe korkarım
Ve bitmeyecek bendeki sevdan
 

anonim
anonim tarih 13.01.2013, 01:48 (UTC)
 Kabul Et

Bin türlü zillet içinde ayağına geldim
Beni kabul et sultanım bitsin bu kederim!

Senin aşkının ateşini söndürmek için
Daldım bütün ummanlara buna ettim yemin

Ama ne çare sönmez bu yangın içimde
Daha da alevlenir yakar ciğerimi de

Anladım ki ben bu yangın bitmez bedenimde
Bunun çaresi vuslat da olsun kaderimde

Ayağına geldim gönlümün eşsiz sultanı
Hak aşkına kabul et şu biçare muhtacı!

İnsanı esir edermiş bu zevkli illet
Nasıl kurtulayım ben sen etmezsen merhamet

Ben konuşmuyorum konuşturuyorsun sen
Hissetmiyorum ben sensin bana hissettiren

Yürüye yürüye yoruldum sana gönlümde
Geride yok hiçbir mana her şey ileride

Manalıdan da manalı manalar sultanım
Kabul et şu manasızı manalansın hayatım!

Deli desin herkes farketmez umrumda değil
Bu aşkınlan deliyim farketmez olmam rezil

Her dem aşkın ile faniyim eskimez dilim
Olsun gönlüm şen seninle birlikte her daim

Bırakma beni al şu gönlüne canlar canım
Ben sensiz yaşayamam ben sendeyim sultanım!
 

0
0 tarih 13.01.2013, 01:04 (UTC)
 Liseli Kız

Benim de bir zamanlar sevdiğim vardı
Beyaz dantel yakalı liseli bir kız.
Bağlarda, bahçelerde, yaylalarda yeşeren
Al karanfiller gibiydi aşkımız...

Gülünce içimde rengârenk güzel,
Güller açılırdı iri.
Hani bilirsiniz ya yıldızsız siyah
Geceler gibiydi gözleri.

Bir mermer çeşmeden akan su gibi,
Geçip gidiyordu günlerimiz.
Biz bize yaşıyorduk kendi kaderimizi
Bütün yaratıklardan habersiz.
Ve yuvada bekleşen sabırsız, küçük
Serçeler gibiydik ikimiz.

Gözleri konuşurdu susunca, mahzun:
'Seni seviyorum' derdi.
Sevdadan, gurbetten, hasretten yana
Sıcak türküler söylerdi...

Üstelik bir ceylan gibi sebepsiz
Ürkek halleri vardı.
Ayrılık deyince oturup sessiz
Çocuklar gibi ağlardı.

Bilmiyorum şimdi kaç yıl, kaç mevsim
İçli mektuplar yazdık.
Bazen yan yana yürür, beraber otururduk
Ama konuşamazdık.

Ben görmedim şimdi öyle diyorlar
Büyümüş artık liseli kız, gelin olmuş...
Unuttum her şeyi diyormuş
Ve her gece rüyâsını nur topu kadar güzel
Sarışın çocukları süslüyormuş.

Görsem çocuklarını şimdi diyorum
Bakamam yüzlerine çaresiz
Bana bakar çocuklar sessiz.
Çocukları gözlerinden tanırım
Biliyorum, hiç birşey bilmezler ama
Bakamam, utanırım

ANONİM

Ecel Beni Sende Bulsun İstanbul

Taşın toprağın altınmış meğer,
Hasretin ölümle inan eşdeğer,
Kısmet olur da geri dönersem eğer
Ecel beni sende bulsun İstanbul.

Yaban elin güzelliği olsa da cennet,
Senden başkasına gönül vermiyor kıymet,
Şu gurbeti aşıp sana erersem şayet,
Ecel beni sende bulsun İstanbul.

Geceleri rüyamda, gündüz düşümde,
Hasretin yakıyor kor ateşinde,
Üsküdar, Salacak Bağlarbaşı'nda
Ecel beni sende bulsun İstanbul.

Sıra dağlar önümüze çekse de perde,
Bu hasret bitecek mutlak bir yerde,
İster sokaklarında ister evimde,
Ecel beni sende bulsun İstanbul.

Baharı kışı yazı güzüyle,
Son bir defa görsem dünya gözüyle,
Hasretimi anlattım ben bu yazıyla,
Ecel beni sende bulsun İstanbul.

Savaş der; Kader bizi ayrı kılsa da,
Kavuşmadan sana miad dolsa da,
Ecel beni gurbet elde bulsa da,
Toprak beni sende sarsın İstanbul.

Adı Var Sensizliğin

yokluğunda ne acılar çektim ben...
yüreğim öksüz kaldı gidişinde
özlemin pus gibi kabus gibi çöktü gecelerime
Sensizlikte neler çektim bilir misin
kaç gece ismin dilim parçaladı düşünür müsün
sen hiç düşündün mü beni...
hiç sordun mu kendine
beni bu kadar sevebilecek biri var mı diye
hiç sordun mu bu bensiz ne yapar diye
sen hiç seni görmek için uyudun mu
ben uyudum günlerce bir saniye seni görmek için
görüp de sarılmak için
sana seni sevdiğimi haykırmak için
hiç değilse rüyalarımda sevsen beni
ama hep hırçın saçlarını savurup kaçtın
arkandan ağlardım... günlerce, saatlerce
sonra uyanırdım, ağlayarak
gözümdeki yaşı kurutana çölleri ıslatana kadar
taşları yumuşatana kadar taşları...
sen hiç gecenin alaca karanlığında kapı önlerinde bekledin mi
ben bekledim...
beni pencerede bekleme ihtimalini bekledim niye bekledim
sabahı görene gece çıkana kadar bekledim
bir kere sana demedim...


 

0
0 tarih 13.01.2013, 01:04 (UTC)
 Liseli Kız

Benim de bir zamanlar sevdiğim vardı
Beyaz dantel yakalı liseli bir kız.
Bağlarda, bahçelerde, yaylalarda yeşeren
Al karanfiller gibiydi aşkımız...

Gülünce içimde rengârenk güzel,
Güller açılırdı iri.
Hani bilirsiniz ya yıldızsız siyah
Geceler gibiydi gözleri.

Bir mermer çeşmeden akan su gibi,
Geçip gidiyordu günlerimiz.
Biz bize yaşıyorduk kendi kaderimizi
Bütün yaratıklardan habersiz.
Ve yuvada bekleşen sabırsız, küçük
Serçeler gibiydik ikimiz.

Gözleri konuşurdu susunca, mahzun:
'Seni seviyorum' derdi.
Sevdadan, gurbetten, hasretten yana
Sıcak türküler söylerdi...

Üstelik bir ceylan gibi sebepsiz
Ürkek halleri vardı.
Ayrılık deyince oturup sessiz
Çocuklar gibi ağlardı.

Bilmiyorum şimdi kaç yıl, kaç mevsim
İçli mektuplar yazdık.
Bazen yan yana yürür, beraber otururduk
Ama konuşamazdık.

Ben görmedim şimdi öyle diyorlar
Büyümüş artık liseli kız, gelin olmuş...
Unuttum her şeyi diyormuş
Ve her gece rüyâsını nur topu kadar güzel
Sarışın çocukları süslüyormuş.

Görsem çocuklarını şimdi diyorum
Bakamam yüzlerine çaresiz
Bana bakar çocuklar sessiz.
Çocukları gözlerinden tanırım
Biliyorum, hiç birşey bilmezler ama
Bakamam, utanırım

ANONİM

Ecel Beni Sende Bulsun İstanbul

Taşın toprağın altınmış meğer,
Hasretin ölümle inan eşdeğer,
Kısmet olur da geri dönersem eğer
Ecel beni sende bulsun İstanbul.

Yaban elin güzelliği olsa da cennet,
Senden başkasına gönül vermiyor kıymet,
Şu gurbeti aşıp sana erersem şayet,
Ecel beni sende bulsun İstanbul.

Geceleri rüyamda, gündüz düşümde,
Hasretin yakıyor kor ateşinde,
Üsküdar, Salacak Bağlarbaşı'nda
Ecel beni sende bulsun İstanbul.

Sıra dağlar önümüze çekse de perde,
Bu hasret bitecek mutlak bir yerde,
İster sokaklarında ister evimde,
Ecel beni sende bulsun İstanbul.

Baharı kışı yazı güzüyle,
Son bir defa görsem dünya gözüyle,
Hasretimi anlattım ben bu yazıyla,
Ecel beni sende bulsun İstanbul.

Savaş der; Kader bizi ayrı kılsa da,
Kavuşmadan sana miad dolsa da,
Ecel beni gurbet elde bulsa da,
Toprak beni sende sarsın İstanbul.

Adı Var Sensizliğin

yokluğunda ne acılar çektim ben...
yüreğim öksüz kaldı gidişinde
özlemin pus gibi kabus gibi çöktü gecelerime
Sensizlikte neler çektim bilir misin
kaç gece ismin dilim parçaladı düşünür müsün
sen hiç düşündün mü beni...
hiç sordun mu kendine
beni bu kadar sevebilecek biri var mı diye
hiç sordun mu bu bensiz ne yapar diye
sen hiç seni görmek için uyudun mu
ben uyudum günlerce bir saniye seni görmek için
görüp de sarılmak için
sana seni sevdiğimi haykırmak için
hiç değilse rüyalarımda sevsen beni
ama hep hırçın saçlarını savurup kaçtın
arkandan ağlardım... günlerce, saatlerce
sonra uyanırdım, ağlayarak
gözümdeki yaşı kurutana çölleri ıslatana kadar
taşları yumuşatana kadar taşları...
sen hiç gecenin alaca karanlığında kapı önlerinde bekledin mi
ben bekledim...
beni pencerede bekleme ihtimalini bekledim niye bekledim
sabahı görene gece çıkana kadar bekledim
bir kere sana demedim...


 

<-Geri

 1 

Devam->

Bugün 1 ziyaretçi (2 klik) kişi burdaydı!
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol